DOĞAL SU VE MÜKEMMEL BİR FİNCAN KAHVE

Doğal Su ve Mükemmel Bir Fincan Kahve

Hiç düşündünüz mü, iyi bir kahvenin kokusunu gözlerinizi kapatıp içinize çekerken, aldığınız bir yudumun dilinizden damağınıza doğru dağıldığında birçok lezzeti keşfederken elinizde tuttuğunuz fincanın içerisindeki o muhteşem kahvenin ortalama %98’i su…

Su; hayatın kaynağı, biyolojik varlığın temeli, dünyada varlığı en çok olan yapı…

Hesapsızca kullandığımız halde hala bizi terk etmeyen bu sadık dost kimi zaman hayat kurtaran, kimi zaman ferahlatan, keyif veren kimi zaman lezzetin en temel kaynağı.

Düşünsenize, iyi bir usta tarafından, topraktan itibaren yetişmesi takip edilmiş, özenle seçilmiş, kavrulmuş kahve çekirdeği, öğütüldükten sonra yine maharetli eller ve gerçekten derin bir bilgelikle fincana ulaştığında kokusuyla medite eden, tadıyla onlarca değişik lezzet ile yolculuğunun amacına ulaşan “Kahve Tutkusu” olgusunun en önemli ortağı “su” kötü olsa neler olurdu!

10 bin yıldan daha eski kaynaklara dayanan bilgilere göre, iyi kalitede çay demlemek için insanlar en uygun su kaynağına ulaşma çabaları göstermiş.

Suyun iyisi kötüsü ifadesini kullanmak doğru olmadığından “En Uygun Su” tanımlaması bence en doğrusu olacaktır. Bunun en temel yapısında da “En Doğal Su” kavramı yatar. Su zaten doğal değil mi? Evet tabi, siz müdahale etmediğiniz sürece…

Yani, klor gibi kimyasallarla dezenfekte edilirse, onca borulardan dönerek basınç altında yüksek hızlarda taşınırsa çeşmeden akan su ne kadar doğal kalabilir bu da başka bir soru işareti. Tabiî ki su kaynaklarının endüstriyel atıklardan dolayı kirlenmesi işin diğer boyutu.

Sonra da suyu temizlemek için onca çaba, arıtma sistemleri ve kimyasallar…

Kirletici etmenlerden suyu arındırmak işte bu aşamada çok önem kazanıyor.

Ama bu konu çok uzun olduğundan en doğru tanımlama; en uygun su, sadece kirletici etmenlerden arındırılmış, mineralleri doğal olarak kendinden ve dengeli en doğal yapıdaki sudur. Çok uzun bir ifade ama konu net; En iyi kahve, çay, sulu yemek veya aklınıza gelebilecek her türlü, su ile hazırlanan tüketim ürünü “Doğal Mineralli Su” ile olur.

Ama yine de kısaca nedeninden bahsedelim.

Kahvenin ekstraksiyonu için gerekli olan en önemli mineral magnezyumdur (Mg+2).  İkinci sırada kalsiyum gelir (Ca+2). Bunun nedeni ise suyun bağlanma enerjisine karşılık kendi bağlanma enerjileri.

Kalsiyumun bağlanma enerjisi neredeyse suyunkiyle (H2O) aynı seviyelerdedir. Oysaki magnezyumun enerji bağlama seviyesi suyun (H2O) ortalama %5-10 fazlasıdır.

Bunun kahveyle olan ilişkisi mi? Kahve suyun içerisinde hedef demleme ürünü olduğundan suyun oluşturduğu bariyer enerjisini aşabilecek bir bağlanma enerjisi gerekir. Bundan dolayı magnezyum bu barajı aşıp kahve içerisindeki lezzet yapılarını kendine bağlayabilir ve suya geçişini sağlar. Kalsiyum (Ca+2)da bunu yapar ama daha düşük seviyelerde. Ama kalsiyumun en etkili olduğu nokta ise bikarbonat formunda iken (Ca(HCO3)2) beraberinde taşıdığı CO2’nin suyun ısınmasıyla beraber oluşan enerji alışverişi sırasına suya çözünmesi. Bu sayede kahvenin kavrulması esnasında azaltılan CO2 suyla beraber demlemede etkili rol oynaması sağlanır ki bu da kahvenin tadımı esnasında taze, ferah bir lezzet vermesini sağlar. Ama bu süreç o kadar hızlıdır ki fazla bekletmemek gerekir. Ne kahveyi nede ısıtılmış suyu. Ya da özel bir teknoloji ile sudaki karbondioksit nano boyutta, gaza dönüşmesine izin vermeden muhafaza edebilmelisiniz. Bu olurken de suyun pH’ı kesinlikle değişmemeli, yani CO2 karbonik aside dönüşmemelidir veya ısı transferi nedeniyle CO2 sudan kaçma eğilimi göstermemeli.

Yukarıda anlatılan kimyasal tepkimeleri sağlamaya çalışmak yerine en kolayı mümkün olduğu kadar suyu kaynağına yakın (baraj suyundan bahsetmiyorum) temin edebilmek. En iyi kaynak da köylerde, ormanda, dağlarda olur.

Olmadı iyi bir filtreleme ile göreceli olarak kabul düzeyinde bir su elde edilebilir, belki…

Ama dikkat edilmesi gereken, reçineli filtrelerin kullanılmaması (yani iyon değiştirici reçine içeren filtreler). Çünkü reçineli filtreler kireçlenmeye neden olan kalsiyum (Ca+2) ve magnezyum (Mg+2) minerallerini sudan alırken kimyasal denge nedeniyle suya sodyum (Na+) iyonunu vermek zorundadır. Ortalama 10 mg/lt (ppm) seviyesine kadar sodyumun (Na+) olumlu olumsuz etkisi olmasa da (Uluslar arası SCAE verisidir) bu değerin üstü kahveye tuhaf, ekşi, dile yapışan ve lezzetini bozan bir tat verir. Şimdi basitçe beraber hesaplayalım:

Ortalama 15 Fransız sertliğinde (15 F˚)olan suyun (mesela şebeke suyu, ama diğer taraftan Eskişehir’de, Konya’da su sertliği 45 ‘e kadar çıkar) kalsiyum (Ca+2) miktarı ortalama 140-150 mg/lt’dir (15 Fransız sertliği = 150 mg/lt Ca iyonu var demektir). Yani bunun karşılığında reçineli sistem sudan 140-150 mg/lt kalsiyum (Ca+2) iyonunu almak için suya en az eşit oranda sodyum (Na+) iyonu vermek zorundadır. Yani bu halde bile SCAE’nin belirlediği sınırı en az 14 kat aşmış oluyor. Matematiksel olarak sodyum (Na+) miktarı 150 mg/lt’nin üstüne çıkmış oluyor. Bir de filtrenin özelliği gereği suya, serbest kalan klorür (Cl) iyonu da çözünür. Yani aslında problem gittikçe çoğalır. Ve sonunda da kalitesiz bir demleme meydana gelir. Diğer taraftan işin sağlık yönünü anlatmadım bile. Yüksek sodyumun (Na+) kalp damar, sinir sistemi ve böbrek sağlığı üzerindeki olumsuz etkisini doktorlardan dinleyin. Zaten sağlık bakanlıkları sodyum miktarı açısından sınırı aşan suların tüketilmesini dolaylı olarak yasaklıyor (azami sınır ülkeden ülkeye değişse de 50-200 mg/lt aralığındadır). Diğer taraftan da kesin bir dille içmek üzere sunulacak suların kesinlikle kimyasal yapısında değişiklik yapılamayacağını belirtiyor. Ayrıca birçok ülke reçineli sistemlerde biriken bakteri, küf ve mantarın insan sağlığını ciddi düzeyde tehdit etmesinden dolayı yasaklanmış durumda.

İşin aslı, doğru bir şey yapalım derken iyi olanı daha da bozmak ve ona mahkum olmak yanlış bir seçim olur.

Peki bir arıtma sistemi seçerken hangi sorgulamaları yapmalıyız?

  • Her bir filtreleme aşaması (yani tortu filtreleme, koku filtreleme, klor filtreleme, kireç filtreleme gibi aşamalar) ayrı haznelerde olmak zorundadır. Aksi durumda bir aşamada yakalanan kirleticiler diğer aşamayı etkisizleştirir ve kirletir. Yani anlamsızlaşır.
  • Sudaki minerallere dokunmadan suyu doğal olarak bırakabiliyor mu? Kural olarak suyun kimyasında yapılan değişiklikler sadece zarar vericidir (mineralleri almak veya sözde mineralleri geri eklemek gibi).
  • Sistem iyon değiştirici reçine içermemeli.
  • Sistem bakteriyel açıdan güvenli olmalı.
  • Sistemde kullanılan materyaller mümkün olduğunca GIDA TÜZÜĞÜNE uygun olmalıdır (mesela sağlık bakanlığı onaylı, ANSI61 standardına uygun, alüminyum kullanılmayan, medikal düzeyde plastik materyallerden oluşmalıdır).
  • Ters ozmos sistemler sudan mineralleri uzaklaştırdığından tavsiye edilemez.
  • Ters ozmos ile sudan alınan minerallerin tekrardan suya katılması tam bir aldatmaca olduğundan tavsiye edilmez ( katılan minerallerin menşesi, sağlık veya tarım bakanlığı denetimi/onayı, hangi yetkiyle suyunuza BİR ŞEY katıldığının açıklanması gerekir)

Ama kısacası; kahve en güzel doğal suyla olur. İlla suyu arındırmak gerekiyorsa ticari kaygıdan önce eklojik ve beşeri sağlığı benimsemiş bir su uzmanıyla iletişimde olmanızı tavsiye ederim.

Kaliteli kahve lezzetleriyle buluşmanız dileği ile.

Mehmet Gülener

 15.01.2017 – noter tasdikli yazımız telif hakları kanunlarına göre koruma altındadır

https://eksisozluk.com/entry/67528966

 

Su arıtma ünitesi seçimini yaparken iyice araştırın !!!

Bugün, sorulan birkaç sorunun içerisinden beni etkileyen ve cevabını, acı da olsa, gerçekleri ortaya koyarak verdiğim bir yazı paylaşmak istedik.

Soru – Neden herkes, kahvenin tadını bu kadar çok etkiliyor ve bozuyorsa XX XXXXX marka su arıtma alıyor, bu kadar insan yanılıyor mu?
Cevap- Hayır yanılmıyor tabiki, insanlar artık bilinçleniyor, sorguluyorlar. Öncesinde kullanılan sistemler belli. Kahve makinesinin tedarik eden kurumlar XXXXX, XX, XXX ile anlaşma yapıyorlar, bizim kullandığımız arıtma bu diye satıyorlar, veya kahve makinesinin fiyatını arttırıp arıtmayı bedavaya getiriyorlar, satış argumanı !
Ancak zaman içerisinde durum değişmeye başladı. Özellikle XXXXX ve XXXden rahatsız olanlar Ters Ozmos Sistemlerini denemeye başladılar. Ve gördüler ki; kahve daha iyi olmuyor ama en azından XXXXX veya XXX sistemindenki gibi ekşi bir tat oluşmuyor. Çünkü o ünitelerin içeriğinde iyon değiştirici reçine var. Bu iyon değiştirici reçine bir tür plastikten yapılıyor. Makinelerde kireçlenmeye neden olan kalsiyum (Ca) ve Magnezyum (Mg) iyonlarını alıyor. İyon değiştirici reçine bu iyonları alırken suya Sodyum (Na) ve Klorür (Cl) iyonları salmak zorunda. Buna kimyasal denge denir. Yani bir şeyi alırken yerine aynı değerde bir şey vermek zorundasınız. İşte kahvenin tadını bozan unsurlar bunlar.
Detaya girsem ben ne yaptım diye düşünmeye bile başlarsınız.
Böyle bir düzensizlik içerisinde XX XXXXX firması XXXXXXXX ürünleriyle piyasaya çıkıyor.
Peki XXXXXXXX ne yapıyor? Piyasada satılan bu ürün 0,5 mikron tortu filtreler ve içeriğindeki Aktif Karbon ile sudaki kloru yakalar. Başka hiçbir etkisi yoktur. Teknik detaylarında da yazar. Diğer taraftan espresso makinesi kireçlenme yapmasın diye (!) makinelere bir de XXXXXX takılır. Ama maalesef komikleşmeye başlayan nokta da buradadır. XXXXXX, XXXXX, XXX, XX… hepsi birebir aynı üründür. İçeriğinde; hepsinde iyon değiştirici reçine vardır. Sadece renk, görüntü, isim, ebat, kapasite değişiktir.
Peki neden herkes XXXXXXXX’a yöneldi? Çok basit… Kimse XXXXX veya XXX’den memnun değildi. Çünkü hiçbir soruya cevap veremiyorlardı. Teknik servis berbattı, destek çok zayıftı, ürünler aşırı pahalıydı, lezzet ve diğer sorunlar derken… XXXXXXXX piyasaya bir de “2-3 ay sonra ödersin abi…” ifadesiyle çıkınca… e haklı olarak insanlar yeni bir arayışı kısa zamanda sonuçlandırmak istediler.

Soru – Neden sizin ürününü almalıyız?
Cevap- Öncelikle bir konuya açıklık getirelim!
XXXXXXXX ürünü fiyatı ortalama 170 $ civarında (tek filtrede hem tortu hem karbon). Dolduğunda yedek filtresi 120 $
Herhangi bir marka BigBlue filtre 1 mikron ve Big Blue GAC (bu iki ürün birleşimi XXXXXXX’dan 2 kat daha uzun ömre sahiptir) toplam en fazla 200 € civarında. Filtre fiyatları 20’şer €.
Kıyaslamanın yorumunu size bırakıyorum.
Çünkü hem 2 kat daha yüksek kapasitede hem daha düşük işletme maliyeti. Ama en önemlisi iki ayrı filtreleme eylemi 2 ayrı haznede. Yani bizim en önemli kuralımız; iki ayrı filtreleme eylemini aynı haznede yapmamalısın (birçok nedeni var ama en önemlisi insan sağlığı ile ilgili)

Ön filtreyi yine de XXXXXXXX aldınız diyelim. Yine de sudaki lezzeti sağlamak, kireçlenmeyi önlemek, suyu doğrudan içebilmek ve çok iyi kahve yapabilmek için EliksScale ürünümüze ihtiyacınız var.
EliksScale neden bu kadar önemli? Çünkü suda erimiş halde bulunan geçici sertlik yapısını (Ca ve Mg iyonları) kalıcı sertliğe dönüştüren dünyadaki tek sistemdir. Geçici sertlik demleme esnasında H iyonu nedeniyle kahvenin veya çayın aşırı ekstraksiyonuna neden olur. Su sertliği düşük olan yerde sorun olmasa da su sertliği yükselince varlığı çok fazla rahatsız eder. Çünkü H iyonu daha da fazla olduğu için yağ asidi ile bağ kurar ve doymuş yağ asidine dönüşür. Bu da acı tadın temelini oluşturur. Daha da derine girersek işin devamında daha da tuhaf durumlar çıkıyor. Isı, süre, kavurma, oksijenleme vs.
Bu noktada ELİKSSCALE sistemimizin özelliği ortaya çıkıyor. Eliks içerisinden geçen su nükleasyona uğrar, nükleasyon bir tür doğal tepkime olup kendi kendine oluşur zaten. Ama Eliks bunu hızlandırır(katalizör). Ortaya çıkan durum şu olur. Sudaki geçici sertlik (Ca(HCO3)2) kalıcı sertliğe (CaCO3) indirgenir. Yani; yağ asidi ile birleşip doymuş yağ asidine neden olmadan Hidrojen (H) bir adet O2 ile birleştirilir ve suya dönüştürülür.
İşte bu başarı nedeniyle sudaki mineraller doymuş yağ asidi yerine doymamış doğal yağ asidi ile YETERİ KADAR tepkimeye girer ve dengeli bir demlemeye yardımcı olur. Sertliğin ne kadar yüksek olduğunun bir önemi kalmaz, kireçlenmeyi de engellediği için makineleri de korur.

Umarım aydınlatıcı olmuşumdur. Bu arada itiraf etmeliyim ki, beni zorlayan müşteri profilini çok severim, çünkü öğrenmek isteyene öğretmek, aklımın ve yeteneğimin sadakasını verebilmek benim için çok önemli. Buna fırsat verdiğiniz için teşekkür ederim.

Sevgilerimle
Mehmet Gülener

Bazı ürünlerin gerçek yapısı !!

SU YUMUŞATMA VE GERÇEKLERİ:

Özellikle bilinmelidir ki su yumuşatma sistemleri adı altında satışı yapılan sistemler eğer tuz ile rejenere ediliyor veya edilmiş ise, “Ion-Exchange Resin” adıyla bilinen iyon değiştirici reçine içerikli bir ürün ise, her ne kadar by-pass özellikli olursa olsun ekipmanlardaki kireçlenmeyi önlemek (!) amacıyla fonksiyonellik açısından suda bulunan Ca ve Mg iyonlarını alır ve yerine geçici olarak üzerine yüklenen Na iyonunu ile yer değiştirir.

Kısacası; Kireçli suların kireçlenme yapmasını engellemek amacıyla, suda kireçlenmeye (kışır) neden olan iyonlar alınır yerine Sodyum (Na) ve Klorür (Cl) iyonu verilir (sudan birşey alırsanız yerine birşey koymak zorundasınız!).

Peki hangi oranlarda? Açıklayalım;
Suda bulunan Kalsiyum (Ca) ve Magnezyum (Mg) suyun sertlik derecesini belirler. Ve genel olarak İstanbul’da ortalama su sertliği 20 Fransız birimi civarındadır. Yani 200 mg/lt Ca ve Mg iyon toplamı vardır.
Tüm dünyada kabul edilen, suda bulunabilecek Sodyum (Na) iyonu azami risk sınırı 200 mg/lt’dir. Çünkü bir erişkinin günlük azami tuz kullanımı 6000 mg olarak belirlenmiştir (gıdadan alınan tuz miktarı en az ortalama 4000-5000 mg aralığındadır!!). Bu demektir ki suda sodyum varsa aslında tehlikeli bir durum oluşur.
Yumuşatma sistemleri sudan kireci uzaklaştırırken suya en az aldığı kadar Na bırakmak zorundadır. Yani 20 sertlik (normal su sertliği) suda zaten en az 200 mg Na eklenir. Sistemin tuz kaçırma oranını da katarsanız bu en az 250 mg olacaktır. “DİKKAT bu değerler 1 lt başınadır !!!!”
Diğer taraftan suya mecburen ayrışmış olan Cl yani klorür de karışacak ki bu da en az Na iyonu kadardır.

Peki bu TUZ nereden geliyor?!
Hangi kurum denetliyor!?
İçeriğinde ağır metaller var mı ve bakteriyel olarak temiz mi?!
Bu soruların cevabını kimsenin bilmediğini biliyoruz.

Zaten bütün bu nedenlerden dolayı; dünyanın bütün sağlık kurumları, açıkça veya dolaylı olarak, tuz ile çalışan su yumuşatma sistemlerinin, doğrudan ve/veya dolaylı yollarla, içmek ve/veya içecek hazırlamak amacıyla kullanılmasını kesin dil ile yasaklamaktadır !!

ÖNEMLİ: Dünyanın bir çok ülkesinde bu tip su arıtma sistemlerinin kullanımı kesin olarak yasalarla yasaklanmıştır. Daha geniş açıklama için buaraya tıklayın “salt based water softener banned” veya bu ifadeyi google’a yazmanız yeterli.

Küçük bilgilendirme: bazı uyanık firmalar gelen bu yasak ve tepkiler nedeniyle sistemlerinin tuz otomasyonunu (tuz ile yıkama sistemini ve tuz tankını) iptal edip arıtma içerisindeki reçinenin tuz ile yıkama zamanı geldiğinde ( sistem kapasitesi = su sertliği X tüketilen su miktarı / 5,5 ) yani kirece doyduğunda, yeni tüp ile değiştiriliyor. Bu şekilde sanki sistem tuz kullanmıyormuş gibi sanal bir intiba bırakılıyor. Gerçek olan ise; sistemdeki reçine defalarca tuz ile yeniden yıkanarak sanki yeniymiş gibi kullanılabiliyor.

Bütün ünitelerde tuz ile rejenere edilmiş iyon değiştirici sentetik reçine kullanılır.

Dikkat! aşağıda da fotoğraflarda da göreceğiniz üzere bütün bu üniteler tuz ile çalışan İYON DEĞİŞTİRİCİ REÇİNE ihtiva eden ürünlerdir.

Suyun israf edilmesine izin vermeyin…

Yakında herkesle paylaşacağımız sosyal projemize herkesin destek vermesini diliyoruz. Ters ozmos bir gereklilik değildir. 1 litre su için 5 lt’den fazla suyu ziyan edilmesine izin vermeyin. Üstelik tüm mineralleri yok edilmesiyle sağlığınıza tehlikeye atmayın.

Bizi takipte kalın…

#mukemmelkahve için Kahve Makinesi Bakımı – Kireç çözme – Descaling – Descale

Eliks Scale Over ile hızlı, kolay, ve mükemmel kahve makinesi bakımı…
– %100 doğada parçalanabilir
– 1 litre ile 500 gr kireçi bünyesine hapsedebilen tek solüsyon
– Metal yüzeylere zarar vermeyen en güvenli formülasyon
– Temizleme esnasında aynı zamanda dezenfekte eder
– Kırmızı rengi değişene kadar aktivitesini haber veren özel tasarım
– Kalıntısız temzileme farkı…

Bütün kahve , espresso ve benzeri makinelerde kullanılabilir. Barista dostudur.

#mukemmelkahveicinsuaritmasecimi – Mükemmel Kahve İçin Su Arıtma Seçimi

mukemmel_kahve_icin_su_aritma_secimi

Mükemmel bir fincan kahve için en doğru su arıtma seçimi eğitim programı
Profesyonel Baristalar !!!… En güçlü ortağınız olan “suyu” daha detaylı
tanımak ister miydiniz?
Biz istiyoruz ve bu yüzden sizinle beraber
yürümeye karar verdik

Size özel hazırladığımız “Doğal Suyun Gücü ve
Mükemmel Kahveye giden yol… ” konulu
eğitim programımız ile herkesten farklı olma
avantajını sunuyoruz
Takipte kalın…
www.watchwaterturkey.com
www.eliks.com.tr
#barista #baristas#baristaprofesyonelleri #baristaist#baristaturkiye #baristaturkey#baristaegitimi #suegitimi#suaritmaegitimi #dogalsusistemi#eliksnaturwassersysteme #eliks#kahvesevenler #kahveasigi#kahvekeyfi #herseyindogrusu#dahaiyisiyok

#mukemmelkahve – Mükemmel bir fincan kahve için su arıtmanın avantaj ve dezavantajları

Mükemmel bir fincan kahve için su arıtmanın avantaj ve dezavantajları

Su kahve çekirdeklerinden farklı tatlar çıkarmaya yardımcı olabilir.

Su, bir fincan mükemmel kahvenin demlenmesinde en önemli sırdır. Bath Üniversitesi’nden  İngiliz bilim adamı Christopher Hendon yeni bir çalışma yayınladı. Journal of Agricultural and Food Chemistry dergisinde “Kahve ektraksiyonunda erimiş katyonların rolü” isimli yazısında mükemmel kahve hazırlamanın kimyası hakkında bahsediyordu. Araştırması ile suyun değişik kimyasal yapıları, kahve çekirdeğinden farklı tatlar elde etmenin en önemli anahtarın olduğunu ortaya koydu. Mükemmel bir fincan kahveye sudaki katyonik magnezyum, kalsiyum ve sodyum minerallerin dengesiyle ulaşılabilir.

Kahvenin popülaritesi, etki ve hazırlanışı

Kahvenin hemen hemen herkesin hayatında önemli bir yeri var, zihin açmak için en güçlü yollardan biri olup aynı zamanda önemli bir zevk aşamasıdır.

Su sadece suyun ana maddesi değil (%98,5-99) aynı zamanda kahveye değişik aromaların kahve çekirdeğinden suya geçişi esnasında anahtar rol oynuyor. En iyi kahveyi hazırlaya bilemek için Ulusal Kahve Derneği (National Coffee Association ) aşağıdaki tablo 1’in uygulanmasını tavsiye ediyor.

Tablo 1: National Coffee Association kuralları

Değişkenler Yönergeler
Ekipman İyice temizlenmesi gerekiyor
Kahve çekirdeği Bir veya en fazla iki hafa içerisinde taze kavrulmuş kahve
Kahve öğütmek Kahve çekirdeği mümkün olduğunca demleme zamanına yakın olarak öğütülmeli
Su kalitesi Kahvenin kalitesi için çok önemli
Kahvenin suya oranı Her 177,44 ml su için bir ila iki çorba kaşığı öğütülmüş kahve
Isı Kahve ekstraksiyon ısısı 90,56 – 96,11 ˚C
Demeleme süresi Damlama sistemi: 5 dak ; Plunge pot: 2-4 dak. ; Espresso: 20-30 saniye
Demlenmiş kahve Hemen tüketilmeli veya 45 dakikadan fazla bekletilmemeli, asla yeniden ısıtılmamalı

Su Kalitesi Önemlidir

Su kalitesine temelinde, öncesinde kaynatılmış su kullanmak kahve demlemek için kötüdür bir yöntemdir. Çözünmüş oksijeni yüksek taze ve soğuk su, kahveyi daha lezzetli kılar.

SCAA özel kahve hazırlamak için aşağıdaki standartları belirlemiştir. Mükemmel kalitede kahvenin suya ekstraksiyonu için aşağıdaki karakterde suyun kullanılması önemle tavsiye ediliyor.

Table 2: Water standards from the Specialty Coffee Association of America (kaynak yapısı yüzünden sadece ABD için geçerli kabul edilir)

Karakteristik Hedef Kabul Aralığı
Koku Temiz/taze, kokusuz
Renk Renksiz
Toplam klor 0 mg/l
TDS (Total Çözünmüş Maddeler) 150 mg/l 75-250 mg/l
Kalsiyum sertliği 68 mg/l 17-85 mg/l
Toplam Alkalinite 40 mg/l At or near 40 mg/l
pH 7.0 6.5-7.5
Sodyum 10 mg/l 10 mg/l’eye yakın

ÖNEMLİ; Suyun kimyasal yapısı tüm ülke ve topraklarda değişiklik göstermekte olup yukarıdaki tablo sadece bir ülkeye veya bölgeye göre belirlenmiştir. Türkiye su yapısı çok farklıdır. Ancak yukarıdaki tabloya göre sudaki minerallerin önemi vurgulanmaktadır.

Kahve tadının arkasındaki bilim

Su içindeki çözünmüş katyonlar ve kahve içindeki lezzetler arasındaki bağlanma enerjileri, iyonik yükle doğru, iyonik yarıçap ile ters orantılıdır;

  • Magnezyum-zengini sular kahve lezzetini ortaya çıkarmak için en uygun olanıdır. Buna instant kahveler dahildir.
  • Hem kalsiyum hem de magnezyum, lezzetlerin en iyi şekilde dengelenmesi için benzersiz bir fark yaratır.
  • Sodyum açısından zengin su kahveden lezzet çıkarmada hiç fark yaratmaz.

Açıkçası, standartlarda tanımlanan TDS, esas itibariyle kusurludur. Su, TDS olarak 200 ppm NaCl içeriyorsa, çok kötü tadacaktır. Katyon açısından zengin su ama sodyum hariç, kahve lezzetini ortaya çıkarmak için en fazla özümleme kabiliyetine sahiptir. Bu nedenle, Standartlarda tanımlanan TDS, sadece katyonlardan zengin suyu tanımlar, sodyum da dahil olduğundan geçerli bir değer ifade edemez.

Çalışmalar, sudaki mineral içeriğinin neden önemli olduğunu açıklıyor. Sert su genellikle yumuşak suya kıyasla daha iyi kahve tadı sağlayacaktır; Bununla birlikte, sert su, kahve ekipmanlarının içinde, pompa, kazan ve valf gibi noktalarda kireçlenmeye neden olacaktır. Bu durum, uzun vadede bakım maliyetlerini ciddi düzeyde artıracaktır. Kahve tadı ve kahve ekipmanı bakım gereksinimlerini dengelemek için farklı su arıtımı için artı ve eksiler aşağıda özetlenmiştir:

  • Polifosfat/silifos ile arıtılmış sular: Bir polifosfat/silifoz filtresi, kahve makinesinin metal yüzeylerinde ve sertlik veren kalsiyum ve magnezyum iyonları üzerinde ince, koruyucu bir tabaka oluşturmak amacıyla sadece suya polifosfat salmaktadır. Sonuç olarak, bu teknoloji sadece kireçlenmeyi engeller. Ki bu sistemin başarısı sadece %50-60 düzeyindedir. Musluk suyundan klor ve kloramin uzaklaştırılmamaktadır. Kaldı ki polifosfat gübre olup sağlık açısından son derece zararlı olup insani tüketim amaçlı kullanımı yasaklanmıştır. Bu nedenle, polifosfat ile işlenmiş su, kahve demleme için iyi bir seçim olmayacaktır.
  • Distile su: Damıtma prosesi, mineraller de dahil olmak üzere tüm çözünmüş katı maddeleri giderir ama tüm VOC’nin (uçucu organik bileşikler) ve herhangi bir diğer gazın (klor gibi; şebeke suyundan damıtılırsa) suda kalmasına neden olacaktır. Suda hiç mineral kalmadığından su asidik özellik taşır (düşük pH), kahve aroması bileşimlerinin az ekstraksiyonuna yol açar. Yani kahve iyi demlenemez. Sonuç olarak, demlenmiş kahve flat olur. Bununla birlikte, damıtılmış suyun kullanımı ekipmanları kireçlenmeden korusa da asidik yapısı nedeniyle korozyona neden olur.
  • Ters Ozmos (RO) suyu (en çok kullanılan sistem): RO ile arıtılmış su damıtılmış suya çok yakın, temelde saf ve arıtma tekniği nedeniyle damıtmadan daha aşındırıcı bir formdur. Mineraller olmadığından kahve tadı flat olur. RO suyunun kireçlenmeyi engelleyebileceği halde damıtılmış sudan daha agresşf yapısı nedeniyle ekipman paslanacaktır. TDS çok düşük olduğu için, sistem sensörü sistemin durmasına neden olabilir. RO sistemi ile üretilen suya sonradan mineral katılması, pH dengelemesi, alkali düzenlemesi yapıldığı söylense de doğada günlerce haftalarca süren bu prosesin küçücük bir filtre ile gerçekleşmesi kimyasal olarak tam ve düzgün olamayacağından, pazarlama aldatmacasından öte bir iddia değildir. By-pas sistemi ile suyun mineral seviyesini yükseltme denemesi de sistem yapısı nedeniyle verimli çalışmayacak, şebeke suyu tadı vermeye başlayacaktır. Diğer taraftan bu dengeyi sürekli kimyasal analiz ile takip etmek ve yeniden ayarlamak imkansız olacaktır. Bu nedenle; hem sık değiştirilen pahalı filtre fiyatı, hem sistemin 1 lt su üretmek için 3-5 lt suyu atıktan atması ayrı bir işletme maliyeti ve çevre sorunu olacak. Sistem suyu çok az ve yavaş ürettiğinden hem çok büyük olacak hem de çok yer kaplayacak, en önemlisi de istenilen kahve kalitesine ulaşılamayacağından kullanımı uygun değildir.
  • Tuzlu sistem ile yumuşatılmış su (su yumuşatma): Yumuşama sistemi, kalsiyum ve magnezyum iyonlarını sudan alırken suya sodyum (tuz) iyonları karıştıran iyon değişim teknolojisini kullanır. Bu nedenle, yumuşatılmış su demlenen kahveye flat (düz) bir tat verir. Yumuşatılmış su, ekipmanı kireçlenmeden korur ama su yumuşatıcının kendisi sudan klor ve kloramini alamaz. Suya daha fazla klorür katar. Bu proses suya kattığı yapılardan dolayı insani amaçlı tüketim ve içme yönetmeliğine tümden aykırı olup özellikle düşük sodyum diyetine uymak zorunda olan müşteri sağlığını tehlikeye sokar. Kaldı ki kullanılan yıkama tuzunun üretim şekli ve depolanma şartları çok kötü olduğundan zaten ciddi bir risk oluşturur.
  • Aktif Karbon ile arıtılmış su: Granül karbon veya karbon blok filtresi genellikle klor ve diğer organik kirleticiler gibi kötü koku ve tadı alır ve mineralleri arıtılmış suda bırakır. Eğer sertlik çok yüksek değilse, iyi bir fincan kahve için ideal bir su olacaktır (bkz. Tablo 2). Bununla birlikte, bu teknoloji kahve makinesini kireçlenmeden korumadığı gibi şebeke suyu tadına da engel olamayacaktır..
  • Katalitik Karbon ve nano-crystal kireç kontrolü (Filtersorb SP3 – NAC teknolojisi): Aktif  karbon ile tedavi edilen su için yukarıda bahsedilen yararlar haricinde, nano-kristal teknolojisi kireçlenmeyi kontrol altında tutar. İşlemden önce ve sonra sertlik değerinde bir değişiklik olmasa da, nano-kristal oluşumu, kireç birikimini önemli ölçüde azaltır ve temizlenmesini kolaylaştırır. Aktif karbon ile nano-kristal kireç kontrolü kombinasyonu harika bir tat ve en iyi kahve ekipmanı koruması sağlar.
  • Aktif Karbon ve İyon değiştirici Reçine ile arıtılmış su: Kahve, çay ve espresso uygulamaları için özel olarak tasarlanmış aktif karbon ve iyon değiştirici reçine karışım ürünleri var. Bu teknoloji, kötü koku ve tadı alır, ama kullanılan yukarıda belirtilen nedenlerle sağlık ve kahve kalitesi açısından kullanımı uygun değildir. Piyasada mevcut olan 2-3 çok ünlü markanın bu tip ürünleri çok yüksek miktarda su üretiyor olması sadece bir aldatmaca olup efektif değildir, zaman ve para kaybıdır.
  • Şişelenmiş su: Ticari olarak şişelenmiş su; kaynak yapısı nedeniyle değişik özellikler gösterir ve farklı lezzetlere sebep olabilir. Ayrıca günümüzde satılan şişelenmiş sular maalesef ki haberlerde de görüldüğü üzere maalesef kaynak yapıları artık çok kirli olduğundan, yasak olsa bile ters ozmos sistemleri ile arıtılıyor ve gerçekler gizlenebiliyor. Mineralleri çok yüksek olan su çok serttir ve kahveyi acılaştırabilir (kahvenin aşırı ekstraksiyonu). Maliyetleri konuşmak bile anlamsız.

Belirttiğim gibi, kahve pişirme, dünyada en çok uygulanan kimyasal ekstraksiyon yöntemlerinden biridir. Sudaki kimyasal bileşimin mükemmel bir fincan kahve demlemek için çok önemli bir rol oynadığı açıktır. Kahveyi demlemek barista profesyonellerinin işidir. Suyun arıtılması (tedavisi ) bu alanda uzmanlaşmış ve su arıtma profesyonellerinin işi olup maalesef ki ülkemizde bu konuda eğitimli yeterli personel bulunmamaktadır. Su arıtma kimya, fizik, mekanki bilgisi yanı sıra biyoloji, mikrobiyoloji, toprak ve yer altı kaynakları bilimi gibi alanlardan da destek aldığı için uzmanlık seviyesinin sorgulanması gerekmektedir.Su arıtma işini sadece ticari faaliyet olarak sürdüren kurumların tekrar tekrar sorgulanması gerekir. Tablo 3, ele alınan farklı su arıtılmış suyun faydalarını özetlemektedir.

Şimdiden keyifli ve mükemmel bir fincan kahve dilerim…
MEHMET GÜLENER

Tablo 3: Mükemmel bir fincan kahve için su arıtmanın avantaj ve dezavantajları

Su Arıtma Sistemi Sistemlerin Etkileri ve Sonuçları
Mineral yok etme ! Kireçlenme önleme Kötü Koku/Tat Yok etme Mükemmel Kahve
Polifosfat (silifoz) Yok etmez ama kimyasal karışır Kısmen
Distile Su %100 %100 Mineral ile zenginleşirse belki
Ters Ozmos %95-98 Evet (asidik su korozyon yapar) evet (koku yok edemez) Mineral ile zenginleşirse belki
Tuzlu Yumuşatma %80 (ama kimyasal karışır) kısmen (tuzlu su korozyon yapar)
Aktif Karbon Çok sınırlı
Catalytic Carbon Evet Evet
Catalytic Carbon

+ Filtersorb SP3

  Evet Evet Evet
Catalytic Carbon   + İyon değiştirici Reçine Evet Kısmen Kısmen Belki
Ambalajlı Su Belki Belki Evet Belki

Boş bırakılan kutunun anlamı hiçbir etkisinin olmadığıdır.

Referanslar:

  1. Christopher H. Hendon, etc. “The Role of Dissolved Cations in Coffee Extraction”, Journal of Agricultural and Food Chemistry62, 4947-4950, 2014.
  2. Emma Davies, “Chemistry in every cup”, Chemistry World, 36-39, May 2011
  3. National Coffee Association, “How to Brew Coffee”, http://www.ncausa.org
  4. Specialty Coffee Association of America, Water Standard, Version 21NOV2009A.

 

#cafelosmancos – Cafe Los Manços’da doğal mineralli su ile mükemmel kahveler sizi bekliyor #mukemmelkahve

Batıkan Manço-Cafe Los Manços- Doğal Su SistemiCafe Los Manços’da kullanılan suyun yapısı doğal ve pH’ı dengeli. Bu sayede ikram edilen kahvenin lezzetine varmak büyük keyif veriyor. Türk Kahvesi yanında ikram edilen içme suyu da ziyaretçileri bile şaşırtıyor.
– “… açıkçası içtiğim normal sulardan daha doygun, damakta oturaklı ve içimi keyifli…” diye yorumladı bir müşterisi.
Düşük maliyetli filtreler ile uzun yıllar sorunsuz çalışabilen sistem sayesinde sudaki kireç varlığını sürdürse bile kireçlenmeye neden olmadığı için makine bakımları kolaylaşıyor, korozyon olmuyor.

Batıkan Manço’nun yeni şekillenen iş hayatında kendisine ürünlerimiz ile dest olabildiğimiz için gurur duyuyoruz.
En önemlisi, #dogalsusistemi sayesinde suyu israf etmeden (atık su yok), tuz ve kimyasal kullanmadan doğa dostu, ekolojik ve %100 sağlıklı içme suyu ile herkesten farklı olmak…

 

Doğukan Ve Batıkan Manço - Cafe Los Manços

#mukemmelkahve – Mükemmel bir fincan kahve için su arıtmanın avantaj ve dezavantajları

Mükemmel bir fincan kahve için su arıtmanın avantaj ve dezavantajları

Su Arıtma Sistemi

Sistemlerin Etkileri ve Sonuçları

Mineral yok etme !

Kireçlenme önleme Kötü Koku/Tat Yok etme

Mükemmel Kahve

Polifosfat (silifoz)

Yok etmez ama kimyasal karışır

Kısmen

Distile Su

%100

%100

Mineral ile zenginleşirse belki

Ters Ozmos

%95-98

Evet (asidik su korozyon yapar) evet (koku yok edemez)

Mineral ile zenginleşirse belki

Tuzlu Yumuşatma

%80 (ama kimyasal karışır)

kısmen (tuzlu su korozyon yapar)

Aktif Karbon

Çok sınırlı

Catalytic Carbon Evet

Evet

Catalytic Carbon

+ Filtersorb SP3

Evet Evet

Evet

Catalytic Carbon   + İyon değiştirici Reçine

Evet

Kısmen Kısmen

Belki

Ambalajlı Su

Belki

Belki Evet

Belki

Boş bırakılan kutunun anlamı hiçbir etkisinin olmadığıdır.

aritma-sistemleri-ve-kahve-sonucu

#ss_sournsweet Sağlığınızı Düşünüyor- Doğal İçme Suyu Sistemi ile lezzetli çay ve kahve ikramı…

Caddebostan’da yeni bir nefes ile hayatımıza giren Sour & Sweet Artisan Bakery, ilk anda ilginç geldi kulağıma. Tanışmamıza neden olan yakın bir dostumuz onlardan bahsettiğinde; “Çok iyi niyetli insanlar… akıllarında ve kalplerinde sadece iyi bir şey ve o şeyi iyi yapmak var.
Dr. Ali İhsan Pirgan (evet gerçekten doktordur 🙂 ), sadece İsviçre, Fransa, Almanya gibi ülkelerde gezerken tadabildiğim pasta, kek, tatlıları yaparken şaşırtarak keyfimize keyif katarken, Ozan Benlioğlu, çocukluğumuzun o çok özlediğimiz mükemmel ekmek tadını bize geri veriyor. Hani vardır, ya çıtır çıtır…
Tek niyetleri iyi birşey yapmak ve onu da en iyi şekilde yapmak…” diye anlattı bana.
Çok heyecanlıydım ilk tanıştığımda. Ali İhsan Pirgan’ın ve Ozan Benlioğlu’nun size kendinizi özel hissettiren yaklaşımları beni mutlu etmişti. Çünkü iyi niyet ile çıktığım bir yolda yine kendiniz gibi insanlarla tanışmak çok büyük bir keyif.sournsweet-dogal-icme-suyu-sistemi
Artık ekşi mayalı ekmekleri ve o muhteşem tatlıları, kekleri pastaları tamamen doğal içme suyu ile üretiliyor. Çayın lezzeti ve demlenmesi mükemmel, kahvenin dokusu harika… Hele bir de suyu cam sürahi içerisinde bir dal nane ve ince dilim limon ile sunulması zaten bambaşka bir his…

“Tüm musluklardan içme suyu istiyorduk, ama gördük ki teknik olarak böyle bir sistem yok. Tam o sırada bize “Eliks Naturwasser Systeme” tavsiye edildi. İnceledik, çok araştırdık, hatta bu işin uzmanlarına da danıştık. En son ürünün sahibi firmayı dinledik; ilk defa bu kadar doğrucu bir yaklaşım gösteren birilerin bu sahada olduğunu hissetmek bize güven duygusunu tahsis etti. Merkezi kurdurduğumuz içme suyu sistemi sayesinde her musluktan, mineralleri doğal, pH’ı dengeli, alkali özelliği ile lezzetli su içiyoruz ve ikram ediyoruz. Su isteyen hiç kimseden ücret almıyoruz. Beklemediğimiz başka bir durum da işletme maliyetinin bu kadar düşük olacağı….” diye, sohbet Ali İhsan Pirgan ve Ozan Benlioğlu ile uzayıp gidiyor.

Sour & Sweet Artisan Bakery

Bağdat Caddesi, Caddebostan Mevkii, Vezir Sokak 10/4 Kadıköy 02163500900 www.sournsweet.com.tr

Sağlığınızı ss_sournsweet-doğal-içme-suyu-sistemi-merkeziEliks SP3-CC evsel içme suyu cihazıbu kadar çok düşündüğünüz günlerde evinizde kullandığınız su arıtma sistemlerini tekrar gözden geçirmekte yarar var. Kesinlikle sudan tüm mineralleri yok eden, sağlığınız için tehlikeli su üreten pahalı, yer kaplayan ters ozmos sistemlerinden değildir.

%100 ekolojik su üretir.

#mükemmelkahve Mükemmel Kahvenin Gizli Şifresi..!

Mükemmel Kahvenin arkasındaki gerçek suda gizli… (üniversite çalışması)

Üniversitemizden bir kimyager kahve demlemede için en iyi su tipini bulmak için İngiltere Barista Şampiyonu ile bir araya geldi. Takım, bütün dünya ile kahve kimyası bilgilerini paylaşmak için 8 Haziran’da İtalya’da Dünya Barista Şampiyonası için gidiyor.
Christopher Hendon, üniversitemizin Kimya Bölümü doktora öğrencisi, “kahve tadı en çok neden değişir” tartışmasından sonra, Bath şehrinde ‘Colonna ve Smalls isimli kafe sahibi olan arkadaşı Maxwell Colonna-Dashwood ile, boş zamanlarında bir projeye başladı.

Hendon, hesapsal kimya yöntemini kullanarak (bilgisayar destekli ön modelleme), kafein ile birlikte kahvenin lezzetini etkileyen 6 faklı kimyasal maddenin ekstraksiyonunun, farklı su bileşimlerinde nasıl etki gösterdiğini inceledi. Journal of Agricultural Food Chemistry Dergisi’nde yayınlanan bu çalışmada, suyun yapısındaki değişikliklerin, aynı çekirdekten yapılan kahvenin tadında dramatik farklar yarattığı görüldü.
Hendon, açıklamasında: “Kahve çekirdekleri yüzlerce kimyasal içerir; kesin bileşim, çekirdeğin tipine ve nasıl kavrulduğuna bağlıdır. Elde edilen kahve aroması, bu kimyasalların ne kadarı suyun ekstraksiyonu ile açığa çıktığına bağlıdır. Ki, zaten bunu kavrulma süresi, öğütülme, ısı, basınç ve demleme zamanı doğrudan etkiler.
“Açıkçası suyun kimyasal yapısının, şeker, nişasta, baz ve asitlerin ekstraksiyon oranlarda anahtar rol oynadığını tespit ettik.”
Kahve endüstrisi, Avrupa Özel Kahve Derneği’nden (SCAE) kahvenin ekstraksiyonu için, iyonik iletkenlik analiz (toplam çözünmüş madde miktarını belirler) yöntemini kullanarak, gereken ideal su yönergesini uyguluyor.
Hendon açıklamasında: “Sert su, genellikle kahve için kötü olarak kabul edilir. Ama biz fark ettik ki burada önemli olan sertlik tipidir – yüksek bikarbonat düzeyleri kötü iken, yüksek magnezyum iyonu düzeyleri suda kahve ekstraksiyonunu artırıyor ve tadı güzelleştiriyor.”
Çalışmada ayrıca, su yumuşatma cihazları ile üretilen sodyum yüklü suların kahvenin tadını olumsuz etkilediği görüldü.
Hendon ekledi: “Burada, suyun belirgin mükemmel bileşimi, kavrulmuş kahvenin demlenmesinde en lezzetli sonucu verir gibi bir ifadeden bahsetmek doğru değil. Ama magnezyum bakımından zengin olan su, kahve bileşiklerin demlenmesinde daha iyidir. Sonucunda oluşan lezzet, sudaki iyonların dengesi ve bikarbonatın miktarına bağlıdır.”
Maxwell Colonna-Dashwood, kağıt üzerinde yazarlarından, şunları söyledi: “Ne yazık çoğu zaman kaynak suyunun varlığı ile sınırlanıyorsunuz. Musluk suyu, bölgesel olarak değişir ve yağan yağmurlardan etkilenir. Kalitesini sabitleyebilseydiniz, en iyi su, şişelenmiş olandır. Ama o zaman bile tüm sular aynı değildir yorumu ortaya çıkar.”
“Şampiyonluk yarışı için yerel suyu test ettik ve daha sonra bu suya en uygun kavrulmuş kahveyi seçtik. Örneğin, yumuşak su için çok kavrulmuş kahve kullanabilirsiniz çünkü çok demlenemez. Ama bu seçimi sert suda kullanırsanız bu sefer demlenen kahve çok acı olacaktır. Yani sert su için daha az kavrulmuş kahve kullanmak daha doğru olacaktır.
” Genele olarak kahve üreticileri en çok makinelerinin kireçlenmesine neden olmayan suyu kullanmaktan endişeliler. Ama biz kahve lezzetine daha fazla değer eklenmesi gerektiğini savunuyoruz. Ve ayrıca kimyayı kullanarak insanlara imkan dahilinde kullandıkları suyla daha lezzetli kahve yapabilmelerinde yardımcı olmak istiyoruz.”
Maxwell Colonna-Dashwood Nisan UK Barista Şampiyonasını kazandı ve 9 Haziran Rimini Dünya Şampiyonası’nda İngiltere ve İtalya’yı temsil edecek. Yarışma dört gün boyunca sürecek ve dünya barista şampiyonu olmak için 50 ülkeden gelen baristalar ile koşulacak. Her yarışmacı müzik eşliğindeki 15 dakikalık performansında dört espresso, dört cappuccino, dört orijinal imzalı içecek hazırlayacak. Her uygulamada sunulan içeceğin tadı, temizliği ve düzgünlüğü, yaratıcılığı, teknik beceri ve genel sunumu açısından değerlendirilecek.
Hendon ve Colonna-Dashwood şimdilerde bir kitapta, “Mükemmel kahve yapmanın arkasında bilim” konusundaki bilgilerini paylaşmayı planlıyor.

Chris-Hendon-and-Max-Dashwood-18-e1401716433244
Chris Hendon and Maxwell Dashwood are heading to the World Barista Championships

Laboratuvar Haberleri – Mükemmel Kahvedeki Kimya… (web sekmesi)

Peki gerçekten kahvenin tadı sudan etkilenir mi?

Küçük bir miktar kimyasal ile felaket derecesinde kimyasal reaksiyonların olabileceği birçoğumuza tanıdık gelir. Genel ifadeyle, herhangi bir şeyin küçük miktardaki toz yapısı kirletici olarak tanımlanır. Su da farklı değildir, su yapısal olarak H2O gibi davranır, ama yakından bakarsak, bütün sular iyonlar barındır. Ama nerede olduğuna ve yer altında neyin olduğuna, ne kadar yağmur yağdığına, havadaki CO2 miktarına ve birçok etmene bağlı olarak, gördük ki Ca2+, Mg2+ ve benzer UO22+ seviyeleri oldukça düşük. Bu pozitif iyonlar lezzet yakalayıcıları olarak bilinirler. Kahve çekirdeğinin içerisindeki moleküllere ulaşır ve onların suya çıkmasını sağlarlar. Ancak, demleme süresini fazla uzatırsanız (extracting) genel olarak hücre parçalayıcı ve acı tada olan, aha ağır bileşenleri çıkarmaya başlarlar. Eğer demleme gereğinden çok kısa olursa, kahve içerisinde sadece hafif yapıdaki bileşenler suya çözünür. Bütün bu pozitif yüklü iyonlar karşı yüklü bir şekilde karşı koymalı. En bilinen karşı iyon da, aslen karbondioksitten gelen, HCO3–, yani bikarbonattır. Bikarbonat amfiprotiktir: yani hem asidik hem de baziktir. Doğal olarak oluşan iyonlarının en yüksek konsantrasyonda mevcut olup aynı zamanda eser miktarlarda OH yanında su içindeki en temel bileşenidir. Görevi pH’ı stabilize etmek ve bunu asitleri protonsuzlaştırarak yapar, ki bu büyük bir sorundur aslında. Biz kahvedeki en önemli lezzet belirleyicisi olan asiditeyi çok güzel bir dengede tuttuk. Çok fazla bikarbonat varsa, kahve asitlerin eşlenik bazları yüzünden kahve tatmaya son veririz çünkü tadı acıdır.

#Tersozmosbakterionlermi Ters Ozmos Bakteri önler mi?

Teknik olarak ters ozmos sistemden ilk başlarda bakteri geçemez. Ama çok kısa süre içerisinde membran gibi sıkı bir doku, bakteriler için uygun bir üreme ortamı olduğundan çok hızlı çoğalır ve membran filtrenin üretim tarafından çok daha yoğun ve tehlikeli olarak sızmaya başlar. Ayrıca membran haznesinin atık su hortum bağlantısı doğrudan evye giderine bağlı olduğundan geriye doğru bakteri ilerlemesi olur ve membran bir süre sonra bakteriyel olarak kirlenebilir. Bundan dolayıdır ki; bakteriyel olarak kirlenmiş hiçbir su kaynağına ters ozmos kullanılamaz. Üretici ambalajında ve kullanım kılavuzunda bu noktaya net olarak vurgu yapılır.