KIYASLAMA

Doğru bilinen yanlışları düzeltmek adına;
Suyu arıtmanın fonksiyonları çok çeşitli olsa da belirgin ve maalesef de gelenekselleşmiş şekilde, bilgi ve etkinlikten uzak sunuluyor.

Sistem aşamaları genel olarak;
– Fiziksel filtreleme: Tortu filtreleme olarak da bilinir. Kartuş filtreler ile istenilen mikron seviyelerinde filtreleme başarılı şekilde yapılabilir ancak mutlak suretle iyi kalitede ve sertifikalı olması gerekir. Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli noktası kartuş filtrenin geçiş hızını doğru kullanmak. Maalesef ki küçücük filtreleri yüksek debilerde kullanmak bilinçsiz bir alışkanlık haline gelmiş durumda. Diğer taraftan otomatik kum filtreleri kullanılsa da geçiş hızını 5 m/s çok çok üstünde tutulduğu için 70-80 mikronun altında filtreleme yapılmamakta hatta içerisinde biriken tortu ve çamur tehlikeli bakteri yatağı haline dönüşmekte.

Yani işin özü; kartuş filtreler hem yanlış kullanılıyor hem çabuk kirleniyor, otomatik kum filtreler de zaten bir işe yaramadığı gibi hem çok fazla su israfına neden oluyor ve suyu bakteriyel olarak daha da kirletiyor.

-Aktif Karbon filtreleme: Klor filtresi olarak da bilinir. Çünkü en çok bu amaçla kullanılır. Ana özelliği gereği organik yapılar üzerinde etkili olmasıdır. Ancak kısa sürede doyuma ulaşabildiğinden çok sık değiştirmen gerekliliği vardır. Diğer taraftan organik yapısı nedeniyle ve gözeneklerinin çok olması mükemmel bir bakteri yatağı olma özelliği de taşır. Bundan dolayı mutlaka, kullanılmasa da (su içerisinde olduğu için) kısa aralıklarda değişimi şarttır. Ortalamada 6 aylık periyotlar uygun olanıdır. Daha uzun kullanımlar risk taşır.

-İyon Değiştirici Reçineli Sistemler: “Su Yumuşatma” olarak da bilinen bu arıtmadaki maksat, sudaki “geçici sertlik” unsuru olan Ca (kalsiyum) ve Mg (magnezyum) iyonlarını uzaklaştırmak, kireçlenmenin önüne geçmektir. Ancak bu kadar basit olarak anlatılabilen bu uygulama maalesef reelde bu kadar sağlıklı işlememektedir.
Şöyle ki; İyon değişimi yapan reçine dediğimiz yapı Poliakrilik Kopolimer’den oluşur ve temel olarak PETROL ürünüdür.
Suda bulunan Kireçtaşı olarak da adlandırdığımız “kalsiyum bikarbonat ve magnezyum bikarbonat” yapılarındaki Kalsiyum ve magnezyum iyonlarını yakalar, yerine sofra tuzunda bulunan Na iyonunu yani sodyumu ekler.

Basit olarak; Ca(HCO3)2 → NaHCO3

 

Karbokısilik asit grupları içerdiğinden de çapraz bağlar zaman içerisinde kırılır ve reçine ufalanır.

 

Ayrıca gözenekli yapısı yüzünden de ciddi düzeyde suda yetişen çok özel bir mantara da evsahipliği yapar.